PAÜ ÖNÜNDE KALABALIK BULUŞMA: “AKP’NİN ÜNİVERSİTE POLİTİKALARI İFLAS ETMİŞTİR”

“Bilimsel liyakat yok ediliyor, gençler işsizliğe mahkûm ediliyor” diyen Eğitim-İş, üniversitelerdeki tabloya dikkat çekti.

  • 30 Eylül 2025 - 13:40
  • Son Güncelleme : 30 Eylül 2025 - 13:42

Eğitim-İş Denizli Şube Başkanı Gökhan Okulu, üniversitelerin Cumhuriyet tarihinin en ağır kuşatması altında olduğunu belirterek, AKP iktidarının yükseköğretimi rant ve siyasi baskı alanına dönüştürdüğünü söyledi.


“Üniversite okumak lüks haline geldi”

Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, ekonomik kriz ve yanlış politikalar nedeniyle milyonlarca gencin üniversite eğitimine hiç başlayamadığı ya da yarıda bırakmak zorunda kaldığı vurgulandı. TÜİK verilerine göre, 2024 yılında 383 bin öğrenci ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle üniversiteyi terk etti. EUROSTAT verilerine göre ise Türkiye, eğitimi yarıda bırakan gençlerin oranında Avrupa’da ilk sırada yer aldı.

Okulu, KYK yurtlarının yetersizliği nedeniyle öğrencilerin ya fahiş kiralara mahkûm edildiğini ya da özel yurtlara yönlendirildiğini ifade ederek, “Barınma hakkı gasp edilmiştir. 4–6 kişilik odalara fazladan yatak koyularak yurtlar adeta koğuşa dönüştürülmüştür” dedi.

“Üniversite mezunu olmak işsizlik demek”

Açıklamada, üniversite öğrencilerinin beslenme ve sosyal yaşam masraflarının da ulaşılamaz boyutlara geldiği belirtildi. OECD raporuna göre Türkiye, üniversite eğitiminin getirisi bakımından sondan ikinci sırada bulunuyor. EUROSTAT verilerine göre de Türkiye, Avrupa’da üniversite mezunlarının en düşük gelire sahip olduğu ülke.

“Gençlerimiz, ‘Üniversite okusam da işsiz kalacağım’ düşüncesine sürüklenmiştir” diyen Okulu, AKP’nin üniversite politikalarının iflas ettiğini söyledi.

“YÖK, AKP’nin sopası haline geldi”

Eğitim-İş, üniversitelerdeki baskının en önemli sebebinin YÖK olduğunu ifade ederek, “12 Eylül darbesinin ürünü olan YÖK bugün AKP eliyle üniversitelerin boğazına geçirilmiş bir prangadır. Avrupa Üniversiteler Birliği raporuna göre Türkiye, akademik özerklik açısından 35 ülke arasında sonuncudur” ifadelerini kullandı.

56 üniversiteye Anayasa’ya aykırı biçimde rektör atandığına dikkat çekilen açıklamada, bilimsel liyakat yerine siyasi sadakatin esas alındığı belirtildi.

“Bütçe bilime değil, itaate gidiyor”

Eğitim-İş’in açıklamasında, 2025 bütçesinde üniversitelere 487 milyar TL ayrılırken Diyanet İşleri Başkanlığı’na 130 milyar TL ayrıldığına işaret edilerek, “Üniversitelerimiz laboratuvar, kütüphane, yurt ve derslik açısından yetersiz bırakılırken, ülke bilime değil itaate yatırım yapmaktadır” denildi.

“Mücadeleye devam edeceğiz”

Üniversitelerde idari ve teknik personelin de ağır koşullar altında çalıştığını dile getiren Okulu, sınav ve atamalarda adalet çağrısında bulundu.

Basın açıklamasında şu mesaj öne çıktı:
“Üniversitelerimizi karanlığa teslim etmeyeceğiz. YÖK kaldırılmalı, üniversiteler demokratik ve özerk yapıya kavuşturulmalı. Bilim susmaz, gençlik teslim alınamaz. Eğitim-İş olarak, üniversitelerimizi rantın, gericiliğin ve siyasi baskının elinden kurtarmak için mücadeleyi sürdüreceğiz.”