ÖBA SKANDALLARIYLA EBA'YI ARATMAMAKTA

Yıllardır tek bir sınavı bile sorunsuz/hatasız yapamayan, uzaktan eğitim sürecinde EBA denilen garabet ile eğitimi hem öğrenciye hem eğitimciye eziyete çeviren MEB, uzman öğretmenlik eğitiminde de aynı istikrarı sürdürmeye kararlı olduğunu göstermiştir diyerek ÖBA konusunda sert eleştirilerde bulunan Eğitim İş Denizli Şubesi Başkanı Namık Kemal Aydoğan, ÖBA'nın, EBA'yı aratmadığını dile getirdi.

  • 20 Temmuz 2022 - 08:28
  • Son Güncelleme : 25 Ekim 2022 - 13:16

Eğitim İş Denizli Şubesi Başkanı Namık Kemal Aydoğan yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi:

Eğitim emekçisine sormadan, tepeden inme biçimde getirilen Öğretmenlik Meslek Kanunu doğrultusunda hazırlanan eğitim programlarına ulaşılabilmesi için hazırlanan Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA), skandallarıyla daha şimdiden EBA’yı aratmamaktadır.

EBA’ya ilişkin skandal bilançosu daha şimdiden şöyledir:

Her şeyin akıllı cep telefonlarıyla yapıldığı bu çağda, ÖBA’ya telefondan bağlanmak yüzlerce öğretmen için neredeyse hiç mümkün değildir. Bu eğitim programından faydalanmak için bir tablet ya da bilgisayar şart olmasına karşın, MEB zaten yoksulluğa mahkum ettiği öğretmenlere teknolojik destek de sunmamıştır.

İnternet kullanımı da öğretmenin sırtına yüklenmiştir. Bir videonun ortalama 400 MB internet kullanılarak izlendiği, programda izlenmesi şart olan 180 video bulunduğu ve bunların toplamda 72 GB internetle ancak izlenebileceği düşünülürse, öğretmenin olmayan bütçesinden bir de internete pay ayırması beklendiği anlaşılacaktır. 

Üstelik eğitim programının böyle bir internet ihtiyacı olduğu ve bu konuda öğretmenlerin kendi başlarına bırakılacağı önceden belirtilmediği için özellikle tatilde memleketine giden eğitimciler büyük sorun yaşamaktadır.

MEB, Türkiye’de bu programlardan faydalanacak öğretmen sayısını net olarak bildiği halde programın serverlarını yeteri kadar güçlü yapmadığı için kullanıcılar sitede donma ve çökme sorunlarını sıkça yaşamakta ve her defasında izlemesi zorunlu olan videoları baştan izlemek durumunda kalmaktadır.

Bazı öğretmenler, bir videoyu defalarca izledikleri halde sistemin izlenmiş kabul etmeyip yeni derse geçmediği şikayetinde bulunmuştur. Yani internet pahalı, öğretmenlerin zamanını çalmak ise ucuzdur.

AKP’nin keyfi olarak belirlediği kariyer basamaklarını tırmanmak için tamamını izlemenin şart koşulduğu bu videolar özensiz ve çoğu zaman yararsızdır. Akıcı olmayan, donuk bir anlatımla sürüp giden ve çoğu zaman halihazırda öğretmenlerin üniversite yıllarında gördüğü derslerden ibaret olan bu videolar, uzman öğretmenlik sınavı için hazırlanan 461 sayfalık yazılı dokümanlarla da çelişmektedir.

Yukarıdaki nedenlerden dolayı ÖBA, daha şimdiden eğitim emekçileri için eziyete ve maddi bir yüke dönüşmüştür. Yapılması gerekenler bellidir:

Daha 1.5 ay sürmesi beklenen bu eğitim için öğretmenlere derhal tablet/pc ve internet tedariği yapılmalı, onlara zorunlu kılınan bu programlar bir de onların zaten ekside olan bütçelerine bindirilmemelidir.

Elinde her türlü bilgi, veri ve ödenek olduğu halde ÖBA’yı da eline yüzüne bulaştıran MEB, pişkinliği bir tarafa bırakıp önce özeleştiri vermeli, sonra sitenin teknik sorunlarını çözmelidir.

Sitedeki teknik sorunlar ve imkansızlıklar nedeniyle, yani kendileriyle ilgili olmayan nedenlerden ötürü programda geri kalanlar için telafi adımları atılmalı; bu beceriksizliğin de faturası eğitim emekçisine kesilmemelidir.

Eğitim-İş olarak, konunun takipçisi olduğumuzun ve yaşanacak her skandalda kamuoyunu bilgilendirme görevimizi yerine getireceğimizin altını çiziyoruz. Öğretmenlik Meslek Kanunu ilk gündeme geldiği andan itibaren, “her öğretmen uzmandır” uyarımızı duymazdan gelen ve mesleki yeterliliğimizi ölçmeye kalkan Milli Eğitim Bakanlığından, en azından bir internet sitesini kurmayı becerebilecek “yeterliliği” bekliyoruz.