KİM ABİ BU: ALPER KAYMAN?

Denizli'de başlayan müzik yolculuğunu dünyanın farklı sahnelerine taşıyan Alper Kayman; babasından aldığı disiplini, akademinin hayatına kattıklarını, Necati ve Saykolar serüvenini ve müziğin neden onun için sadece bir meslek değil, yaşamın kendisi olduğunu Haberci Kuş'a anlattı.

  • 23 Ağustos 2026 - 20:42
  • Son Güncelleme : 23 Ağustos 2026 - 20:46

Müziği Hayatının Merkezine Koyan Adam: Alper Kayman

Kimileri için müzik bir meslek...

Kimileri için bir hobi...

Alper Kayman için ise müzik, yaşamın ta kendisi.

Bağlamayla başlayan yolculuğu, gitarla devam etti. Akademisyen oldu, öğretmen oldu, dünyanın farklı ülkelerinde sahne aldı. Ama kendisini hâlâ tek bir cümleyle anlatıyor:

"Müziği hayatımdan çıkarırsanız Alper Kayman diye biri kalmaz."

İşte Denizli'den dünyaya uzanan bir müzik hikâyesi...


Çocukluğu Ezgilerle Geçti

1988 yılında Denizli'de doğan Alper Kayman, müziğin eksik olmadığı bir evde büyüdü. Babası tanınan bir ozan ve müzisyen, annesi ise fizik tedavi uzmanıydı.

Evlerinde sürekli müzik vardı.

Bağlamayı ilk kez babasının yanında eline aldı.

O yıllarda henüz farkında değildi ama hayatını belirleyecek yol çoktan çizilmeye başlamıştı.


Gitar Tesadüfen Hayatına Girdi

İlk enstrümanı bağlama olsa da, kaderini değiştiren enstrüman gitar oldu.

Lise yıllarında bir arkadaşıyla bir haftalığına enstrümanlarını değiştirdi.

O hafta sonunda gitarı bırakmak istemedi.

Babasını uzun süre ikna etti ve ilk gitarına kavuştu.

İlk derslerini Denizli'nin tanınmış luthierlerinden Aşkın Palamutçu'dan aldı.

Hatta bir dönem barre akorlarını basamadığı için gitarı tamamen bırakmayı bile düşündü.

Vazgeçmedi.

Bugün binlerce kişinin dinlediği sahnelere uzanan yol da o kararla başladı.


Öğretmenliği Güvence İçin Okudu

Pamukkale Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü'nü kazandı.

Lisansını tamamladı.

Ardından yüksek lisans yaptı.

Ancak hiçbir zaman öğretmenliği müziğin önüne koymadı.

"Öğretmenliği elimde bir altın bilezik olsun diye okudum. Müzikten vazgeçmek için değil."

Akademik eğitimin ona yalnızca diploma değil, bambaşka bir bakış açısı kazandırdığını söylüyor.


"Müziği Hayatımdan Çıkarırsanız Ben Kalmam"

Röportaj boyunca en dikkat çeken cümlesi belki de buydu.

Alper Kayman için müzik yalnızca sahneye çıkmak değil.

Sevinci...

Öfkesi...

Aşkı...

Kırgınlığı...

Hepsini şarkılarla anlatıyor.

"Sahne benim kendimi en özgür hissettiğim yer."


Aşk da Müziğin Bir Parçası

Kayman'a göre üretmenin en büyük yakıtlarından biri duygu.

Özellikle de aşk.

Mutluluk da ayrılık da...

Hepsi yeni bir şarkının başlangıcı olabiliyor.

"Hayatım dümdüz giderse üretmekte zorlanıyorum."

Şiir yazmasının temelinde de yaşadığı duyguların olduğunu söylüyor.


Babasının En Büyük Mirası Disiplin Oldu

Babası ona yalnızca nota öğretmedi.

Sahneye zamanında çıkmayı...

İnsanlara saygı göstermeyi...

İyi bir ekip arkadaşı olmayı öğretti.

"Bana nasıl gitar çalacağımı değil, nasıl profesyonel olunacağını öğretti."


Seyirciyi Okuyor Ama İstek Şarkı Almıyor

Yıllardır sahnede.

İnsanların ruh hâllerini birkaç dakika içinde anlayabildiğini söylüyor.

Buna rağmen sahnede istek şarkı almıyor.

Çünkü her konseri bir hikâye olarak görüyor.

"Ben sahneye bir hikâye anlatmaya çıkıyorum."


Necati ve Saykolar: "Orası Benim Evim"

Alper Kayman'ın kariyerindeki en önemli duraklardan biri de Necati ve Saykolar.

Grubu yalnızca bir ekip olarak değil...

Bir aile olarak tanımlıyor.

"Onlarla aynı araca bindiğim anda kendimi güvende hissediyorum."

Birlikte Amerika'dan Kanada'ya, İngiltere'den yeni planlanan uluslararası konserlere kadar birçok ülkede sahne aldılar.


Bilim Onu Daha İyi Bir Müzisyen Yapmış

Akademik eğitimin en büyük katkısının insanlara bakış açısını değiştirmesi olduğunu söylüyor.

Daha sakin...

Daha objektif...

Daha anlayışlı...

Bilimin müziğini de dönüştürdüğünü düşünüyor.

"Bilim bana önyargısız yaklaşmayı öğretti."


"Hâlâ Müziği Keşfetmeye Devam Ediyorum"

Uluslararası sahnelerde konserler verdi.

Yüzlerce kez sahneye çıktı.

Binlerce insanın karşısında gitar çaldı.

Ama kendisini hâlâ yolun başında görüyor.

Röportajın sonunda kendisini tek cümleyle şöyle özetledi:

"Hâlâ müzikle hayatı keşfetmeye çalışan biriyim. Yanılırken de müzikle, kabul gördüğümde de müzikle yaşamaya devam ediyorum."


KİM ABİ BU?

Denizli'de başlayan bir müzik yolculuğunu dünyanın farklı sahnelerine taşıyan...

Akademiyi, sahneyi ve hayatı aynı potada eriten...

Kendini tek bir unvanla değil, müzikle tanımlayan bir isim...

Alper Kayman.