NİHAT ZEYBEKCİ'DEN EKONOMİDE
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Sorgusuz Sualsiz programında dikkat çeken ekonomik değerlendirmelerde bulundu. Zeybekci, “100 bin TL emekli maaşı da veririz ama refah para basarak artmaz” dedi.
- 22 Mayıs 2025 - 17:00
- Son Güncelleme : 23 Mayıs 2025 - 03:15
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, EKOL TV'de Armağan Çağlayan'ın sunduğu Sorgusuz Sualsiz programına konuk oldu. Gündeme dair birçok konuda önemli açıklamalarda bulunan Zeybekci, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınma sürecinin ekonomiye zarar verdiğini açıkça ifade etti.
“19 Mart süreci tabii ki ekonomiye zarar verdi. Buna 'vermedi' demek mümkün değil. Ekonomik etkiler hemen değil, zamanla ortaya çıkar ama finans piyasaları anında tepki verir,” dedi.
“100 bin TL yaparız ama bu refah değil”
Emekli maaşları konusuna da değinen Zeybekci, popülist söylemlere dikkat çekti:
“15 bin TL emekli maaşı yeterli değil. Hatta 100 bin TL de yapabiliriz. Para basar dağıtırız ama bu refah anlamına gelmez. Merkez Bankası’nın para basmasıyla refah artmaz; tam tersine, enflasyon artar.”
Asgari ücret artarsa kiralar da artar
Asgari ücretin artırılmasının tek başına çözüm olmadığını belirten Zeybekci, üretime dikkat çekti:
“Bugün asgari ücret 22 bin TL civarında. Eğer 52 bin TL olsaydı, bu durum kiraları da yukarı çekerdi. 5 bin TL olan kira 15 bin olurdu. Üretim artmadan para arzı sadece fiyatlara yansır.”
Temel tüketim ürünlerinde artış vurgusu
Ekonomik rahatlamanın yolunun para dağıtmaktan değil, üretimi artırmaktan geçtiğini vurgulayan Zeybekci, vatandaşın temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemine değindi:
“Yumurta, et, süt gibi ürünlerin miktarı artmadan refah olmaz. Para dağıtımı enflasyon olarak geri döner.”
Ekonomik istikrar için üretim şart
Siyasi gelişmelerin ekonomik istikrara etkisini değerlendiren Zeybekci, üretim, istihdam ve verimliliğe dayalı politikaların önemini şu sözlerle yineledi:
“Türkiye’nin istikrarı üretimden, istihdamdan ve verimlilikten geçer. Popülizm değil, üretim odaklı politika şart.”
