METANET ALTINPOLAT CİNAYETİ SONRASI NAFAKA KARARINA SERT ELEŞTİRİ

Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, AYM’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararının açıklandığı gün yaşanan kadın cinayetine dikkat çekerek “yapısal eşitsizlik” vurgusu yaptı.

  • 11 Haziran 2026 - 03:12
  • Son Güncelleme : 11 Haziran 2026 - 03:14

Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararının açıklandığı gün Denizli’de yaşanan kadın cinayeti üzerinden dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Komisyon, Metanet Altınpolat’ın ayrıldığı erkek tarafından 8 yaşındaki oğlunun gözü önünde pompalı tüfekle öldürülmesini hatırlatarak, yaşanan olayın “bireysel bir şiddet vakası değil, yapısal bir sorun” olduğunu savundu.

“Tesadüf Değil, Yapısal Bir Sorun”

Açıklamada, kadınların eğitim, istihdam ve ekonomik yaşamda karşılaştığı eşitsizliklere dikkat çekilerek, mevcut hukuk ve toplumsal düzenin kadınları yeterince korumadığı ifade edildi.

Komisyon, kadınların boşanma sonrası ekonomik olarak kırılgan hale geldiğini ve nafaka gibi koruyucu mekanizmaların bu nedenle önemli olduğunu vurguladı.

Nafaka Tartışmalarına Eleştiri

Açıklamada, yoksulluk nafakasına ilişkin yürütülen tartışmaların “yanıltıcı örnekler üzerinden” şekillendirildiği ileri sürülerek, milyonlarca kadının yaşadığı ekonomik eşitsizliğin göz ardı edildiği ifade edildi.

Komisyon, nafakanın cinsiyete dayalı bir imtiyaz değil, boşanma sonrası ekonomik dengeyi sağlamaya yönelik bir düzenleme olduğunu belirtti.

“Kadınlar Ekonomik ve Sosyal Şiddet Altında”

Kadınların çalışma hayatında, eğitimde ve ev içi emek yükünde ciddi eşitsizliklere maruz bırakıldığı ifade edilen açıklamada, boşanma sonrası sürecin birçok kadın için “yoksulluk riski” anlamına geldiği kaydedildi.

Açıklamada, kadınların ekonomik bağımsızlıklarının desteklenmesi gerektiği ve sosyal devletin temel sorumluluğunun bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğu vurgulandı.

“Yaşam Hakkı Korunmalı”

Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüğü olduğunu belirterek, mevcut politikaların bu yükümlülüğü yeterince karşılamadığını savundu.

Açıklama, Metanet Altınpolat’ın yaşamını yitirmesiyle ilgili adli sürecin takipçisi olunacağı vurgusuyla sona erdi.