MENDERES HAVZASI TEHLİKEDE: TORBA YASA TEPKİ TOPLUYOR

13 Haziran’da Meclis’e sunulan ve 19 Haziran’da komisyondan geçirilmek istenen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, çevre savunucuları tarafından “Süper İzin Yasası” olarak tanımlanıyor. TMMOB İKK Sekreteri Mehmet Öztürk ve Av. Ozan Orpak, yasanın doğayı, tarımı ve toplumsal adaleti hedef aldığını belirtti.

  • 20 Haziran 2025 - 18:14
  • Son Güncelleme : 01 Temmuz 2025 - 14:06

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 13 Haziran 2025’te sunulan ve yalnızca birkaç gün içinde komisyondan geçirilmek istenen torba yasa teklifi, çevre ve kent hakkı savunucularının sert tepkisiyle karşılaşıyor. Teklif, maden, enerji, orman, zeytinlik ve mera alanlarında köklü değişiklikler öngörüyor. Ancak teklifin içeriği, “doğa ve halk düşmanı” olmakla eleştiriliyor.


Öztürk: “Bu yasa doğrudan talan yasasıdır”

TMMOB İKK Sekreteri ve Avdan Platformu Sözcüsü Mimar Mehmet Öztürk, teklifin sadece çevreyi değil; tarımı, kırsal yaşamı, bilimsel planlamayı ve halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti:

“Teklif, Maden, Zeytincilik, Mera, Orman ve Çevre Kanunları gibi temel yasaları bir torbada hükümsüz kılıyor. Tüm yetkiyi sermayeyi önceleyen merkezi otoriteye devrediyor. Bu yasa, açıkça şirketler için yazılmıştır.”

Hazırlık sürecinin kamuoyundan ve uzmanlardan gizlendiğine dikkat çeken Öztürk, sürecin Anayasa’nın katılımcılık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.

“Akbelen, Yatağan, Milas gibi somut bölgeleri hedef alan koordinatlı haritalarla karşı karşıyayız. Bu ‘kişiye özel yasa’ niteliğindedir.”


Orpak: “Bu yasa ile Menderes Havzası talan edilecek”

Türkiye Barolar Birliği Kent ve Çevre Komisyonu Eğitim Grubu Üyesi Av. Hasan Ozan Orpak, yasa tasarısının "sipariş üzerine hazırlanmış bir yasal düzenleme" olduğunu söyledi. Orpak, yasa teklifinin hedefini net biçimde şu sözlerle açıkladı:

“Akbelen, Milas, Menteşe ve Denizli doğrudan hedef. Menderes Havzası talan edilecek. Kurulacak komisyon yasaların üstünde olacak. Kararları, doğrudan şirketler lehine bağlayacak. Hatta şirketlere stokçuluk yetkisi verilerek piyasaya hâkim olmaları sağlanacak.”


“Acele kamulaştırma genişletiliyor, ruhsat iptali kaldırılıyor”

Av. Orpak’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise tarım ve hayvancılık alanlarının büyük tehdit altında olduğu. Meraların madenciliğe açılmasının yanında, ‘acele kamulaştırma’ uygulamasının 2030’a kadar uzatılması, halkın mülkiyet hakkını doğrudan etkiliyor.

“Kamulaştırma yetkisi Cumhurbaşkanı kararıyla 5 yıl daha uzatılabilecek. Ayrıca, ruhsat iptali tamamen ortadan kaldırılıyor. Şirketler sadece para cezasıyla geçiştirecek. Bu cezalar bile onlar için ödül niteliğinde.”


“Artık hiçbir yasal zırh kalmayacak”

Orpak, bu yasa ile mevcut çevre koruma mevzuatlarının tamamen etkisiz hale getirileceğini belirtti:

“Bugüne kadar eksik ve yetersiz olmasına rağmen yürürlükteki yasalarla pek çok talan girişimini engelleyebildik. Ancak bu tasarı geçerse artık vatandaşın ormanını, köyünü, toprağını savunabileceği hiçbir yasal dayanak kalmayacak.”


“Bu yasa şirketin, bu itiraz halkın yasasıdır”

Ortak çağrıda bulunan Öztürk ve Orpak, teklifin derhal geri çekilmesini istedi. Halkın iradesine kulak verilmeden, doğayı ve kamusal alanları sermayeye açan bu tür yasaların meşru olmadığını vurguladı.

“Bu yasa doğaya, emeğe, halk sağlığına, bilimsel özerkliğe ve toplumsal adalete yönelik bir saldırıdır. Bu yasa şirketin; bu itiraz halkın yasasıdır!”

Kaynak: Evrensel