DENİZLİ MİLLİ EĞİTİM BİNASI YIKIMI KORKU FİLMİNE DÖNDÜ

Saltak Caddesi’ndeki eski İl Milli Eğitim binasının yıkımı güvenlik önlemleri alınmadan başladı. Yıkım esnasında binanın çevreye eğim göstermesi ve işçilerin koruyucu ekipman kullanmaması tepkilere neden oldu.

  • 10 Kasım 2025 - 17:16
  • Son Güncelleme : 10 Kasım 2025 - 17:23

Haber: Mehmet Özden - ANKA Haber Ajansı

(DENİZLİ) – Depreme dayanıksız olduğu için boşaltılan ve bir süredir yıkımı beklenen Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün eski binasında, bugün yıkım çalışmaları başladı. Yıkımın yeterli güvenlik önlemleri alınmadan yapılması çevrede tedirginliğe yol açtı.


Yıkım sırasında binanın çevresindeki iş yerleri ve binalara doğru eğim göstermesi vatandaşlarda endişe yarattı. Çok sayıda ihbar ve şikayet yapılmasına rağmen yıkım işlemlerine hızla devam edildi.

Yıkım alanında çalışanların maske ve baret takmadıkları, çevre güvenliğinin sağlanmadığı görüldü. Binanın hemen yanında bulunan Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin girişine yataklar konularak önlem alınması ise trajikomik bir görüntü oluşturdu.


Olay yerine gelen TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mimar Arif Balkanay, ihbarları değerlendirerek incelemelerde bulundu. Balkanay, büyük risk taşıyan bu yıkımı gerçekleştiren şirket yetkilileriyle de görüştü.

Balkanay açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin önündeyiz. Karşımızda da çürük raporu olduğu için yıkılması gereken İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün binası var. Ama yıkım için yerine getirilmesi gereken teknik şartların hiçbiri yapılmamış gibi görünüyor.

Şu an yıkımın başında teknik kontrol elemanının olması gerekiyor. Hangi standartlara göre, hangi yöntemle yıkılması gerektiği ile ilgili. Şu an binanın üzerinde çok ciddi bir kütlenin olduğu görünüyor. Ciddi bir yük birikmesi var.

Eğer bu bizim bulunduğumuz tarafa doğru gelirse bu bina doğrudan şu an bulunduğumuz Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin üzerine doğru yıkılma riski taşıyor.

Burada gördüğünüz de 20. yüzyılın bilimsel verilerine göre alınmış bir önlem. Buna ne diyebiliriz bilmiyorum.”