CHP’Lİ KARACA VE GAZETECİ ÇİĞDEM TOKER DENİZLİ’DE OKURLARIYLA BULUŞTU

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile gazeteci-yazar Çiğdem Toker’in kitapları için düzenlenen imza ve söyleşi etkinliği Denizli’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte kamu-özel işbirliği projeleri, kapalı sözleşmeler ve gelir adaletsizliği tartışıldı.

  • 17 Ocak 2026 - 19:36
  • Son Güncelleme : 17 Ocak 2026 - 19:43

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile gazeteci-yazar Çiğdem Toker’in kitapları için düzenlenen imza ve söyleşi etkinliği Denizli’de gerçekleştirildi. Penguen Kitabevi’nde yapılan etkinlik, yoğun katılıma sahne oldu.


Gülizar Biçer Karaca’nın ilk kitabı Faili Malum Rejim ile Çiğdem Toker’in Kamu İhalelerinde Olağan İşler ve Milletin Cebinden kitaplarının ardından kaleme aldığı Devletin Cebinden adlı son kitabı için düzenlenen imza ve söyleşiye ilgi yoğundu.


Etkinliğe Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli Barosu Başkanı Av. Ufuk Kök, Denizli Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı, KESK/SES Denizli Şube Başkanı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Denizli Şubesi Başkanı, CHP Denizli İl Başkanı, çeşitli mahalle muhtarları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Söyleşide ilk sözü alan CHP’li Karaca, kitabın yazılış sürecini ve yola çıkış hikâyesini anlattı. Türkiye’de yaşanan birçok sorunun kaynağında otoriter yönetim anlayışının yer aldığına dikkat çeken Karaca, demokratik parlamenter sistemin ve halkın örgütlü mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

Gazeteci-yazar Çiğdem Toker ise kamu-özel işbirliği projelerine ilişkin verileri paylaşarak, “soygun” ve “vurgun” gibi ifadeler kullanmadan, rakamlar üzerinden kamunun nasıl zarara uğratıldığını aktardı.

KARACA: “UMUTLARI BÜYÜTEREK ÇIKIYORUZ”

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, etkinlikte yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Aslında bu kitabı yazarken, bu söyleşideki sorulara yanıt vermek; bu söyleşiye katılıp bugüne tanıklık etmiş, faili malum rejime tanıklık eden ve onun öznesi olmuş biri olarak bu aktarımları ve paylaşımları yapmak benim için önemliydi. Bu kadar yoğun bir katılımın olması bizi çok mutlu etti. Toplumun bu bilgilere ve tanıklıklara olan merakı ve ilgisi ayrıca takdire şayan.

Biz bugün buradan umutları büyüterek, mücadelemizi güçlendirerek çıkıyoruz. Katılan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum.

Bugün beni burada yalnız bırakmayan sevgili Çiğdem Toker’e de sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Faili malum rejimin milletin ve devletin cebinden hoyratça harcadıklarının hesabını ben Meclis’te sorarken, onun da bunu toplumu aydınlatmak adına kamuoyuyla paylaşması çok kıymetliydi.

Dayanışma dolu, güzel bir gün olduğunu düşünüyorum.”

TOKER: “BU SÖZLEŞMELER GELİR EŞİTSİZLİĞİNİ DERİNLEŞTİRİYOR”

Gazeteci-yazar Çiğdem Toker ise kamu-özel işbirliği modeliyle yapılan projelere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yap-işlet-devret adı verilen bir modelle büyük altyapı projeleri gerçekleştirildi; hepimiz bunu biliyoruz. Köprüler, tüneller, havalimanları, şehir hastaneleri… Bu model kullanıldığında maliyetler olması gerekenin çok üzerinde oluyor; çünkü döviz üzerinden garantiler verilen, kapalı sözleşmeler yapılıyor.

Biz, ticari sır gerekçesiyle milletvekillerinden ve Meclis’ten dahi kaçırılan bu kapalı sözleşmeleri sorguluyoruz. Çünkü bunlar adil gelir dağılımını bozuyor, gelir eşitsizliğini derinleştiriyor.

Emeklilere 1000 liralık, 2000 liralık zamlar için büyük toplantılar yapılırken, kanun değişiklikleri gündeme getirilirken; yıllar önce imzalanmış bu sözleşmelerle milyarlarca dolar, çok sınırlı sayıdaki şirkete servet transferi şeklinde aktarılıyor.

Bu nedenle, bu sözleşmelere erişimin bir vatandaşlık hakkı olduğu düşüncesiyle, bir kısmına ve bazı örneklerine bu kitapta yer verdik. Bu kaynakların nasıl dağıtıldığını hepimiz, tüm yurttaşlarımız bilsin ve en azından bu bilgilere ulaşabilsin diye.”