KÖSEM SULTAN’IN PERVANE AĞASI HABERCİ KUŞ’A KONUŞTU

0

Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisiyle evlerimize giren ve oyunculuğuyla unutulmayacak bir karaktere hayat veren, Pompa Teorisi kitabının yazarı Fatih Altınağaç Haftanın Röportajı bölümünde Mehmet Özden’in sorularını yanıtladı. Pompa Teorisi kitabıyla mahalle baskısı yapan amca, teyze ve küçük esnafa ilginç göndermelerde bulunan ve kitabındaki hitap etme şekliyle binlerce okuyucunun kalbini kazanan Fatih Altınağaç kitabı ve oyunculuk hayatıyla ilgili bir çok soruya röportajımızda cevap verdi.

Bir çok insan sizi Muhteşem Yüzyıl Kösem isimli dizinin ilk sezonunda oynadığınız Pervane Ağa rolüyle tanıdı. Bir çok insanında sempatisini kazandınız. Bu diziye girişiniz ve dizide rol aldığınız süre içerisinde nasıl vakitler geçirdiğinizden biraz bahsedebilir misiniz?
Öncelikle Türkiye’nin en iyi projelerinden birinde yer aldığım için kendimi şanslı hissediyorum. Şanslı hissediyorum çünkü oyunculuk mesleği güzel ülkemde ayaklar altında. Kimin amcası varsa o televizyon vitrininde, kim yakışıklı kim güzel oyunculuk yeteneğine bakılmaksızın o kara kutunun içinde. Ekranda yer almanın aslında oyunculukla alası olmadığını zaten Türk dizilerinden anlayabilirsiniz. Bu işin okulunu 4 yıl okumuş sayısız insanın işsiz olduğunu bizzat kendim biliyorum. Ancak Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan dizisinin kadrosu bu işin eğitimini almış kendini kanıtlamış değerli insanlardan oluşuyordu. İşin üstatlarıyla aynı havayı solumak inanılmaz keyifliydi. Rolün bana gelişi herkesin bildiği şekilde oldu. Role uygunluk artı rol için bir tanıtım verdikten sonra “ Pervane Ağa “ karakterine uygun görüldüm. Güzel bir sezon geçirdik. Bunun için, ilk söylediğim gibi mutluyum.

img-20160121-wa0006
Diziyi hala takip ediyorsunuzdur. Dizinin içinde de bulunmuş bir oyuncu ve bir izleyici olarak değerlendirecek olsanız Muhteşem Yüzyıl Kösem hakkında neler söylerdiniz?
Öncelikle Türkiye’de ki klasik dizi mantalitesinde olmayan bir dizi Muhteşem Yüzyıl. Milyar dolarlık platolarda çekilen üzerine kafa patlatılmış ayrıca yurt dışında da ülkemizi temsil eden bir yapısı vardı. Üzerine söylenecek çokta bir şey yok aslında. Kaliteli iş, kaliteli oyunculuk ve sonuç Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan. Çalışan emek harcayan tüm ekip arkadaşlarımı canı gönülden tebrik ediyorum.

12642547_10207553142563169_8743550668865045159_n
Başka projelerde bulunmayı düşünüyor musunuz? Bir çok izleyici sizi ekranlarda görmek istiyor.
Mesleğimi icra etmek sadece ekranda olmuyor. Malumunuz tiyatro kökenli bir oyuncu olarak kendimi tiyatro sahnesinde var etmeyi daha çok seviyorum. Tabi ki ilerleyen dönemlerde yeni televizyon projeleri olacaktır. Geldikçe değerlendirmeye devam edeceğim. Sevdiğim rollerde olmaktan ziyade farklı karakterlere hayat vermeyi de seviyorum. Denenmemişi denemek her zaman daha heyecan verici.

manset2
Tiyatro ve oyunculuk harici bir de yazar yanınız var biraz da oradan bahsedecek olursak Pompa Teorisi isimli kitabınız ile sizi tanıdık. Sanırım twitter üzerinden başlayan bir hikaye kitap ile sonuçlandı. Bize biraz bu gidişatı anlatabilir misiniz?
Hahahahah.. Bu süreç öyle yorucu ve öyle keyifliydi ki bu iki duyguyu aynı zamanda yaşamak da bir o kadar yorucuydu. Uzun yıllar radyo programcılığı yaptım. Boş kaldığım dönemlerde ise radyo yayınlarıma internet üzerinden devam ettim. Böyle böyle twitter üzerinden beni takip eden güzel bir kitle oluştu. Aynı dönemde Pompa Teorisi kitabını yazmaya başladım. Kitabın çıkışına vesile olan şey aslında bu sosyal medyanın gücü oldu. Kitabı yazdım bitti öyle bana bakıyor ben ona. 2 sene boyunca bir yayın evi aradım. En sonunda ben askerdeyken Dokuz Yayınlarının sahibi Ali Osman Başkuyu ben sizin kitabınızı yayınlamak istiyorum dedi. Ve kitap şuan tüm D&R ve seçkin kitapçılarda mevcut. Şimdi insanlar merak ediyorlar neden adı Pompa Teorisi diye. Kitabı okuduklarında bunu anlayacaklar. Bunun açıklamasını buradan yapmayayım. Bir paket sigara fiyatına olan bu kitaptan çok şey öğreneceksiniz sadece bunu söyleyeyim. Lakin ön yargıları kırmayı, iletişimin önemini, fikirlerin ne kadar güçlü bir araç olduğunu anlatan bu kitabın, adından dolayı bir cinsel kitap olarak algılanması da üzücü doğrusu.. Gerçi bir somut nesneye dahi ön yargı yapan insanların muhakkak okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bir kitaba bile ön yargı yapan kişilerin bir başka insana neler yapacağını siz tahmin edin. Kısacası düşüncenin gücü.

34248_1466118569446_5768411_n
Kitabın da bir okuyucusu olarak çok beğendiğimi söylemek istiyorum. İlginç tespitler ve dile getirilmeyen bir çok konuyu bu kitapta kaleme almışsınız. Peki mahalle baskısından bahsettiğiniz bu kitabı yayınladıktan sonra hiç mahalle baskısı gördünüz mü?
Ben benim gördüğüm değil insanların diğer insanlara gösterdiği mahalle baskısını kitapta ele aldım. Annem anlatırdı sene o zaman 1980 ler, ıslak saçla sokağa çıkmak bir kadını direk o. yaparmış. Düşünebiliyor musunuz neyle mücadele ederek bugünlere gelindiğini. Şimdi verdiğim örneğin namesi okunmuyor ama türevleri hala mevcut. Mahalle baskısı görmedim arkamdan bir şeyler mırıldandılarsa onu da duymamam çok normal. Kitabı okuyan okuyucularımın daha sonra mahalle baskısı yapan amca ve teyzelerin uyurken kitabı baş uçlarına bırakmaları tek temennim hehehhe…

28317_10150178708205531_2306167_n
Kitapta yaşanmış hikayelerden bahsettiğinizi söylüyorsunuz. Peki kitapta bahsettiğiniz karakterlerden, kitap yayınlandıktan sonra hiç geri dönüş aldınız mı? Özellikle eski sevgililerinizden?
Kitapta yazılan isimler olayların geçtiği bazı atmosferler kurguydu o yüzden kişiler kitabı okusa da kendilerini hatırlaması zor olur. Ayrıca 10 sene öncesinden bahsediyorum. İnsan daha dün ne yediğini hatırlamıyor 10 sene öncesini nasıl hatırlasın? Eski sevgililerimden bir kaçı tebrik etti. Onlara da kitapta yer vermemiştim. Kitapta yer verdiğim kişiler genelde ilişkilerinde ve iletişimde sorunlu arkadaşlardı. Bende bu sorunları okuyucuyla paylaşmak için özellikle iletişimde problemli arkadaşları seçtim. Zaten ilişkilerinde başarılı olanların tebrik mesaj ve aramaları bununda bir kanıtı oldu. İlişkiler bittikten sonra iletişimin kopması en üzüldüğüm noktalardan biri. Aynı yastığa baş koyduğunuz, en özel anlarınızı paylaştığınız insan gün geliyor düşmanınız oluyor. Şaka gibi değil mi? Sadece ben böyle düşünmüyorum eminim. O yüzden daha sonrada iletişimde kalmak, en azından eski sevgilinizi yolda gördüğünüzde kafanızı çevirmemek iki kelam laf edebilmek çok önemli.

12194738_10206987535343342_6822004673730535736_o
Birçok okurunuz ve ben kitabınızın devamı niteliğinde başka bir kitap gelecek mi sorusunu soruyor. Bu konuyu bir aydınlığa kavuşturacak olursak 2. kitabı düşünüyor musunuz?
Elbette. İkinci kitabımız yolda. Ancak Pompa Teorisi genç arkadaşların kafa yapısında bir kitaptı. Onların yaşadığı olayları ve karşılaştıkları sorunları ele alarak yazmaya çalıştım. Zaten kitabı yazmaya başladığımda 23 yaşındaydım. Onların sorunlarını bende yaşadım. Yeni kitapta biraz daha hayatın zorluklarından bahsediyorum. İçinde yine ilişkiler ve yine iletişim var ama bu sefer Pompa Teorisinin birkaç basamak üstü. Aynı zamanda Yaşam ve İlişki Koçu olduğum için bu alanda öğrendiğim teknik ve pratik bilgilere de yeni kitabımda yer verdim. İlk kitapta olduğu gibi 2. Kitapta da dil aşırı samimi. Okuyucuların en ortak noktası şu şekilde oluyor: “ Kitaba başladım 2 – 3 saate bitti böylesine güzel bir kitabın bu kadar çabuk bitmesine üzüldüm.” & “ Sanki kitap okumuyorum da karşımda biriyle sohbet ediyor gibiydim düşüncelerinize sağlık.” Ve benzeri şekilde yorumlarla çok karşılaştım. Yorumların bir çoğunu sosyal medyada Pompa Teorisi kitabının sosyal medya hesaplarından merak eden arkadaşlar okuyabilirler. Kısacası yeni kitap yolda bende aynı heyecan ve sabırsızlıkla çıkacağı günü bekliyorum.

manset2
Kitapta kendi özel hayatınızla ilgili bir çok ayrıntı ve detayı da dile getirmişsiniz ailenizin bu duruma bakış açısı nasıl oldu?
Kitap çıkar çıkmaz ailem hemen kitabı okudu. Onlarında şaşırdığı veya bilmediği noktaları kaleme aldığımı fark ettim. Ailemle her daim arkadaş gibiydik. Benden böyle bir eser çıkmasına şaşırmadılar aslında. Çünkü iletişimin ve fikirlerinin gücü inanın evde de çok hakim.

img-20160206-wa0007
Bizlere vakit ayırdığınız için tekrar teşekkür ederiz. Son olarak buradan hayranlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?
İnsan her sabah yeni bir güne ölmek için uyanır. Şans budur ya ölmez ve hayaller kurarak yeni hedefler belirler kendisine. Bir süre sonrada ölmeyi unutur. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Hayat koşturmacasında minik ayrıntılara takılmaz. Aslında yaşamın tüm güzellikleri de orada saklıdır işte. Hayat rolünde ne kadar sahnede kalacağımızı kimse bilmezken bu role bu kadar kendimizi kaptırdığımız için olur bütün olumsuzluklar. Doğru enerjimizi yanlış fikirlere adarız sürekli. Kıssadan hisse; hala nefes alıyor ve hala bizden daha zorda olan insanlar varsa etrafımızda başınızı göğe kaldırın ve şükredin, hayat hala devam ediyor cümlesini duymayın yaşayın…
Sevgilerimle.

Cevap yaz