BUGÜN SİZİN HERGÜN BİZİM

0

Bugün sizlere 10 Kasım ile ilgili bir şeyler yazacağımı, Atatürk’ten övgüyle bahsedeceğim satırlar okuyacağınızı düşünüyorsanız bence hemen sayfayı kapatıp hemen youtube’ye dönüş yaparak komik kedi videoları veya son çıkan dıpstak dıpstaks müzikler dinlemeye devam edebilirsiniz. Bu yazının sadece sonunda ufak bir özlem yazısı olacak onun dışında 10 Kasım 09.06 itibariyle lüzumsuz tavırlarıyla dünyaya rahatsızlık veren insan müsveddelerinden bahsedeceğiz.

Protokol üyeleri ile başlamak istiyorum. Biraz sert girişeceğim üstüne alınmak isteyen herkes bu yazıyı lütfen sonuna kadar okumak için biraz çaba göstersin. Belki kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz. Valilik önünde Atatürk heykeline karşı 09.05’de başlayan sirenler ile saygı duruşuna geçtikten sonra yapılacak bir dizi programın ardından partililerine veya vatandaşlara güler yüzle öpücükler konduran sizlere bu sözüm. Lütfen o heykelin önünden ayrıldıktan sonra ölen bir adamın fikirlerini yaşatabilmek için gerekli çabayı sarfedin. Çünkü o çabayı sarfetmediğiniz için ülke içinden çıkılması zor zamanlardan geçmekte. Oy verdik veya sizleri bir kurumun başına getiren kişileri bizler seçtik bunları unutmayın. Heykel adamı değil, sirende duran adam değil… Bize biraz fikir adamı olun. Yoksa GELDİĞİNİZ GİBİ GİDERSİNİZ.

Sokakta 09.05’te çalan siren ile irkilen ve maalesef Türkiye’nin günden güne bataklığa dönen eğitim sistemi yüzünden Osmanlıyı dizilerden, daha tazecik diyebileceğimiz Cumhuriyetini anasının babasının bildiği kadarıyla öğrenebilmiş olan genç ergen kardeşlerim. İrkilmeyiniz… 29 Ekim 1923 tarihi ile 10 Kasım 1938 tarihleri arasında bu topraklarda Emperyalizm at koşturamıyordu. Lider öldü kıyamet koptu. Bu sirenler onun için. Emperyalizm bu arada bir isim değildir. Biraz merak uyandırabildiysem lütfen google’den girip ufak bir araştırma yaparak çerçeveni genişletmeye bak. Çünkü YÜKSELEN YENİ NESİL, GELECEK SİZİNDİR… Hadi şimdi Aleyna Tilki’ye devam…

Sıra sende delikanlı… Biliyorum götün terledi çünkü o bilgisayarın başından kalkmıyor ve klavye üzerinden memleket kurtarma çabalarına giriyorsun. Arada vakit buldukça tuvalete gidiyor klozet üstünde otururken instagram’dan güzel hatunlara DM üzerinden yürüyorsun. İşinin zorluğunun farkındayım fakat lütfen bilgisayarı başka amaçlar içinde kullan. Biliyorum orada olmaktan mutlusun fakat o zamanı daha verimli kullanman gerekiyor. Twitter, Facebook, Youtube… Bunlarla bir ömür geçmez biraz oku, araştır, kendini geliştirmeye yönelik şeyler yap. Çünkü HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİD İLİMDİR.

Kınadığınız kadar, saygıyla andınız mı? Sizlere söylüyorum evet. Başkanlar… Neyin başkanı olursanız olun sevgili büyüklerim hiç önemli değil. Saygı duyuyoruz mesajlarınızı, özlemle anıyoruz yazılı süslü cümlelerinizi sitemizde bulundurmuyoruz. Mustafa Kemal’i özlemek veya saygı duymakla bu işler bitmiyor. Çünkü ONUN FİKİRLERİNİ, ONUN DUYGULARINI ANLIYORSANIZ VE HİSSEDİYORSANIZ BU KAFİDİR.

Güzel şeylerden bahsetmek istiyorum size birazda. Çok laf soktum farkındayım ama memlekette güzel şeyler de var. Onları görmezden gelmiyorum.

Adil Türkiye Ayaklanıyor. Bir grup genç seslerini sosyal medya üzerinden duyurmak için uğraşıyor. Örgütlenip güzel, aydınlık bir gelecek için görev almak istiyor. Buradan onlara selam olsun…

4 Temmuz 2003’ün intikamını,12 Kasım 2014’te Amerikan askerlerini sokakta kovalayarak kafalarına çuval geçiren Türkiye Gençlik Birliği’ne selam olsun…

Valla güzel şeyler sayacağım dedim ama aklıma çokta bir şey gelmiyor. Neyse ALLAH affetsin.

Ve sıra sende Mustafa Kemal Paşa… Seni 10 Kasım’da anmıyorum. Primciler ansın diğer geriye kalan tüm 364 gün senin fikrin ve düşüncen ile kendi çapımda yaşatmaya çalışacağım seni.

Sevgini bile yaşamayı bilemeyen bir topluma lider olmak kolay değil. Saygı duymayı resimlerini asmak, 10 Kasım tarihinde seni anmak, başı sıkıştığında ATAM, ATAM diye haykırıp sarığı takkeyi kenara bırakmak zannedenlerin yüzleri bir gün, güneş doğduğunda tekrar görünecek merak etme. O güne kadar bu hikayenin bir bireyi olarak sessiz sedasız devam edeceğiz. Çocuklarımıza öğretip çevremizde eşimize dostumuza anlatacağız. Ne kadar etkimiz olur bilmiyorum ama elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. YA İSTİKLAL YA ÖLÜM…

Cevap yaz